13 Ekim 2010 Çarşamba

Ve bir nehir akıp gider...

Büyüdükçe hayallerim azalıyor.Gerçek hayata daha çok bağlanır oluyorum.Derdim ne bilmiyorum.Hayal kurmak varken iş güç derdi de nereden çıktı şimdi.Sıkıntı stres yaratmamak elde değil ki.
Tamam da kendi hayallerimi baltalarken neden başkalarınkine saldırıyorum anlamadım.Çok mu hayal kırıklığı yaşadım acaba.Okulumla ilgili,mesleğimle ilgili,ilişkilerimle ilgili?
İtiraflara gerek yok,sustum=). Kaygılarımın olması normal ama başkalarının hayallerini de gammazlamaya hakkım yok bence.
Şişe çevirmece diye saçma sapan itiraf ve cesaret oyunu var ya orada verilen cezalar gibi camı açıp ''ben eşeğim'' diye bağırmak geçiyor içimden.Belki bu cezayla başkalarına saldırmamayı,onlarında hayallerini yıkmamayı öğrenirim. 
Bu yüzden büyümek istemiyorum.Kim büyümek ister ki.Ruhani düşmanlarla savaşıp kahraman olmak, sahte bir sahnede şarkı söyleyip star olmak varken=)
Ben hep power ranger'ın kimberlysi olmak isterdim.Hiç de alakam yok kızla :D Kız bir kere pembe ve sarışın. ama hiç bir zamanda gruptaki kırmızı esmeri olmak istemezdim.Çocuktum.Büyüdüm. Şimdi ben aslında kimberly olmayı beklerken birden kendime en uygun olanın kırmızı olduğuna inanmak zorunda kaldım ve kırmızıya uyumlu hale getirildim.
Sevgili Cem Adrian'ın da dediği gibi ''Hayat seni ben seçmedim ki''... ya da ben mi seçtim ne?


Aslında merak ve sabırsızlık arasında gidip geliyorum şu aralar:)Fallar da mı arasam cevabımı :P




Sizce?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder