Ve bugün son kez ilk okul gününü yaşadım=)Okulun ilk günü eskiden heyecan vericiydi.Yıllar geçtikçe ''yarın erkenden kim kalkcak şimdi yeaaa!'' diyesi geliyor insanın.Sonra da bu duygu ilerleyip ''okul yıkılsa ya,bu nasıl okul böyle,hay ben böyle prosedürlerin,ders seçmek de ne,ay geçen seneki dersi geçmiş miydim,hay ben böyle işin taaa'' durumuna giriyorsun.Bende işte o son noktada sabah kalktım, çişimi yaptım,elimi yüzümü yıkadım kahvaltı bile etmeden evden çıktım doooğru deniz otobüsüne.Okulda herkesle sarılıp öpüşmeler,sonra ''yazın naptın? seninki napıyor? staj nasıl geçti?'' konuşmaları doğruca 2. evime kaçışıma sebep oldu.Tabi dersin ilk günden yapılmaması sevinciyle gittim eve.Sevgili tony'nin işleri uzar veeee işte fırsat bu fırsat minik bir süpriz yaparsın.Evi şöyle toparladıktan sonra (çok hamaratım yaaaa:P) minik bir sofra hazırlayıp onu mutlu etmek günün anlam ve önemini taşıyan bir ortam hazırladıktan sonra,''ee olum beni alan yaşadı!'' ifadesiyle serildim kanepeye.Kendim acıktığımdan değil valla o masa sırf evini özlemesin diye yapılan bir masaydı.Kim söylemiş benim bencil olduğumu.
Sonra gelene kadar Spartacus izle.
Spartacus'te fena dizi değil aslında tarihsel bir önemi olan,mücadele etmenin nasıl birşey olduğunu,yakışıklı bir gladyatörün ateşli aşkını anlatan bir okadarda ateşli savaşma ve sevişme sahneleriyle dolu bir dizi.Eğitici bir okadar da öğretici bir dizi olup boş zamanlarda izlenebilitesi olan bir dizidir kendileri.Falsh forward'ın yerini tutabilmiş değil tabi.
Ve işte o en sevdiğim kısım.Yakışıklı Tony gelir.zili çalar.Dağlar kızı İrma kapıyı açar.O mis gibi fırından çıkarılmış ekmek kokusu kapının açılmasıyla tony'nin burun deliklerine doğru ilerler.Koyunların kuzuların melemeleri ve o güzelim dağların hafif serinliği evin içine dolar. Tony sevdiceği İrmayı görünce mutlu olur.Tabi bir okadarda dağlar kızı İrmayı mutlu eder.Camın kenarına kurulu olan tahtadan masadaki o mini mini tadları gören Tony daha bir mutlu olur.Sonra oturup yemek yerler.Aşklarını pekiştirirken minik pencerelerinden seyre dalar.
İsviçre alplerinin eteğindeki bir dağ canlandı gözümde.Yaaa bırak bu ayakları der gibisiniz:DHayal dünyası işte yapacak bişey yok.Dilin kemiği olmadığı gibi eliminde hiç ayarı yok öylesine de olsa yazıveriyorum.
Asıl konuya dönersek,sana kapıyı açmak,sana sofra hazırlamak,yanımda ben spartaaacus diye diretirken sızman,beni gün içinde mutlu eden şeylerdi.
İnsanlar büyüdükçe istekleri,aradıklar,ilk gün heyecanları bile değişir oluyor diyip anafikiri çakıp bitirmek isterdim ama böyle bir yazıya yapılmış hakaret olur.
Taklitlerimden sakının:)
Arrivederci.


