9 Şubat 2011 Çarşamba
6 Şubat 2011 Pazar
You fuckin perfect for me...
Lanet okul, korkunç yönetmelik,ve i.ü. nün güzel kazığından sonra bütünlemelerin bütüne çalışırken halüsinasyonlar görmeye başladım:) Korkmayın patolojik bozukluk geçirmiş kalpler,dilate olmuş ön mideler, yapışkan sıvılı karın boşluğu içerikleri değil.
Lise 1'in yazı, ilk defa bodrum da Turgut reiste bir devre mülkte kalıyoruz. Kardeşimin minik arkadaşları var ben tek tabanca cool mu cool takılıyorum, havuzu boş buldum mu atlıyorum güneşleniyorum.Kendi tarzım bilmem ne derken tam teenage triplerindeyim.Aklımda ilk okul 5. sınıf aşkım var.Çocuk Bodruma taşınmış beynimde birden karşılaşabileceğimiz hayalleri falan var:)Hemen söyleyeyim o kızımda avucumu yaladım:)
Neyse gene boş bir zaman diliminde gitmişim bütün ıncık cıncıklarımı takıştırmışım 5000tane dergi sözde okuyacam=)karşı masada barın orada teenage aşkım chad micheal murray tipli bir genç, kesişmekmiş, göz göze gelmekmiş ıhhh! utangaç ben ancak arada dergiyi indirip bakıyorum çocuk gülümsüyor falan, bir adım atsam direk atlayacak ,eee dedim kızım büyüdün bırak şu ilk okul aşkını:D üzerinden 5 sene geçmiş ne bu böyle dedim=) salına salına yürüdüm artistik atlayışla havuzdayım, havuzun kenarında saklana saklana bakıyorum falan, kardeşimin bıdık arkadaşları geliyor ''Irmak ablaeaeaee!'' diye ya çekilin sülükler modundayım,birde o zamanlar bir zayıfım bir zayıfım anoreksik gibiyim uzun manken gibi vücut tabi saklayacak bir şey de yok gene salına salına dergimi okuyorum falan filan,eve dönme zamanı gelmiş ben ıstakoz kıvamını almış, o zayıflıkla Afrika yerlilerine dönmeme az kalmış... Mekanın yaşlı çapkın ihtiyarı tam eve giderken tamda çocuğa yandan bakış atmamın üzerine laf atmaz mı eyvahhhhh! Torunuymuş mr. ilik, tam ağzını açtı '' memnun oldum'' dedi işte o dakika kaçmam gerektiğini fark fark ettim, o nasıl bir boru ses.Ergenlik döneminin en büyük hayal kırıklıkları konuşmaya başladığında açığa çıkıyor, ya benim ne güzel hayallerim vardı, o nasıl bir ses tonu yaaaa, konuşamazdım çocukla gülmekten:D:D Çok adiyim farkındayım=) Tatil bitimine kadar ilk aşkımın yollarını gözlemeye devam etmek zorunda kaldım:)
Ya işte o zaman en büyük aşk oyunları bu kadar minik bir hazinli sonla bitiyordu.Nereden aşka geldin diyeceksin, en yakın arkadaşımın hazin öyküsünü duyunca geçirdiğimiz aşk evriminin ilk basamaklarını yazmak eğlenceli olabileceğini düşündüm.
Mutsuz bir sonu atlatmak istiyorsanız sizi mutlu edebilecek çözümlere odaklanın.Gezin tozun her kötü sonun bir daha iyisi vardır.Anlık Mutluluğunuzun sağaltımını; camı aç, onu hatırlatan herşeyi aşağıya at, üzerine bir adet ağız dolu çığlık, sonra giyin süslen, hopppp gece alemine:) dip not: içkini ağzınla iç=)
He bide bu dönemler de en moral verici şarkılar pink şarkılarıdır. Haberiniz ola. Nitekim ben şu aralar final depresyonunu atlatmak için raise your glass ve fuckin perfect dinleyip duruyorum=)
Bir ara izlediğim burlesgue filminin normasınıda yapıcam size:))
Beni özlediniz biliyorum, ama az kaldı...
Lise 1'in yazı, ilk defa bodrum da Turgut reiste bir devre mülkte kalıyoruz. Kardeşimin minik arkadaşları var ben tek tabanca cool mu cool takılıyorum, havuzu boş buldum mu atlıyorum güneşleniyorum.Kendi tarzım bilmem ne derken tam teenage triplerindeyim.Aklımda ilk okul 5. sınıf aşkım var.Çocuk Bodruma taşınmış beynimde birden karşılaşabileceğimiz hayalleri falan var:)Hemen söyleyeyim o kızımda avucumu yaladım:)Neyse gene boş bir zaman diliminde gitmişim bütün ıncık cıncıklarımı takıştırmışım 5000tane dergi sözde okuyacam=)karşı masada barın orada teenage aşkım chad micheal murray tipli bir genç, kesişmekmiş, göz göze gelmekmiş ıhhh! utangaç ben ancak arada dergiyi indirip bakıyorum çocuk gülümsüyor falan, bir adım atsam direk atlayacak ,eee dedim kızım büyüdün bırak şu ilk okul aşkını:D üzerinden 5 sene geçmiş ne bu böyle dedim=) salına salına yürüdüm artistik atlayışla havuzdayım, havuzun kenarında saklana saklana bakıyorum falan, kardeşimin bıdık arkadaşları geliyor ''Irmak ablaeaeaee!'' diye ya çekilin sülükler modundayım,birde o zamanlar bir zayıfım bir zayıfım anoreksik gibiyim uzun manken gibi vücut tabi saklayacak bir şey de yok gene salına salına dergimi okuyorum falan filan,eve dönme zamanı gelmiş ben ıstakoz kıvamını almış, o zayıflıkla Afrika yerlilerine dönmeme az kalmış... Mekanın yaşlı çapkın ihtiyarı tam eve giderken tamda çocuğa yandan bakış atmamın üzerine laf atmaz mı eyvahhhhh! Torunuymuş mr. ilik, tam ağzını açtı '' memnun oldum'' dedi işte o dakika kaçmam gerektiğini fark fark ettim, o nasıl bir boru ses.Ergenlik döneminin en büyük hayal kırıklıkları konuşmaya başladığında açığa çıkıyor, ya benim ne güzel hayallerim vardı, o nasıl bir ses tonu yaaaa, konuşamazdım çocukla gülmekten:D:D Çok adiyim farkındayım=) Tatil bitimine kadar ilk aşkımın yollarını gözlemeye devam etmek zorunda kaldım:)
Ya işte o zaman en büyük aşk oyunları bu kadar minik bir hazinli sonla bitiyordu.Nereden aşka geldin diyeceksin, en yakın arkadaşımın hazin öyküsünü duyunca geçirdiğimiz aşk evriminin ilk basamaklarını yazmak eğlenceli olabileceğini düşündüm.
Mutsuz bir sonu atlatmak istiyorsanız sizi mutlu edebilecek çözümlere odaklanın.Gezin tozun her kötü sonun bir daha iyisi vardır.Anlık Mutluluğunuzun sağaltımını; camı aç, onu hatırlatan herşeyi aşağıya at, üzerine bir adet ağız dolu çığlık, sonra giyin süslen, hopppp gece alemine:) dip not: içkini ağzınla iç=)
He bide bu dönemler de en moral verici şarkılar pink şarkılarıdır. Haberiniz ola. Nitekim ben şu aralar final depresyonunu atlatmak için raise your glass ve fuckin perfect dinleyip duruyorum=)
Bir ara izlediğim burlesgue filminin normasınıda yapıcam size:))
Beni özlediniz biliyorum, ama az kaldı...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

