19 Mart 2010 Cuma

Things are making me fighter


Huzurluyum şu aralar.Belkide buralara uğramamın diğer bir nedeni de zamansızlıktan çok mutlu olmak.Mutlu olunca cümle kurmayı düşünmediğimi farkettim.Hep dipte hep sonda cümlelerden sonra böyle bir yazı hepiniz için şaşırtıcı olcaktır muhtemelen.
Huzurlu olmamın nedenini sorcak olursanız,bugün uyandığımda beni ısıtan bir güneşle karşılaştım.Okul yolculuğum sırasında uf sıcakmış diyebildim.Dallarda bahar geldi sanıp açan saftirik çiçeklere üzülmediğimi söylemiyorum ama onlarında tuhaf bir huzuru var.
En çok geçen gün sahilde oturupda soğuğa karşı ellerim ayaklarım buz kesilinceye kadar oturup güneşin batışını izlemek hoşuma gitmişti.O güneş orda battı ertesi gün daha sıcak daha güzel daha eğlenceli doğdu.
Şu yeni teknoloji tartıların birini denedim ilk defa,tabi gözüm 'tartalımmı abla' diyen çocuklarıda aramadı değil.Kilo boy gibi ölçümlerin yanında günlük falını yazan bir kağıt çıktı o garip soğuk makinanın içinden.Dedim ya yeni teknoloji diye.Falımda''bazen eşlik edecek birisi ile olmak yanlız olmaktan iyidir'' diye yazmışlar kağıda.Sanırım falım haklı,eşlik edecek birileriyle olmak yanlız başına sahilde yüzüme vuran soğuğa katlanmaktan daha iyidir.O yüzden o sahilde geçirdiğim gün önüme baktım,gördüm ve ona eşlik ettim.Yanlız olmaktan daha iyidi... Sağolun gökyüzü,sağolun soğuklar,sağol ninja...

15 Mart 2010 Pazartesi

We were more than friends

Sabah sabah okul yolunda cep telefonuma gelen mesajla irkildim.Mesajda şunu diyordu;''başka türlü davranmak gerekmedikçe herkesle dost ol,sana kötülük yapıldığında verebileceğin en güzel cevap unutmak olsun,unut ve bağışla ama kimseye teslim olma''
Sorguladığım bir durum değildi ama sorgulamaya başladığım konu.Gözümü açan tanımadığım kişiye burdan teşekkürler.

PS: babamın galipten gelen sesler baya teknolojik olmuş espirisine ayrıyetten tebrik etmek istiyorum.İyiki varsın babacım=)

7 Mart 2010 Pazar

Somewhere over the rainbow


Uzun zamandır beni aşkla bekleyen birini görmemiştim.Başımdan geçen bu durumda fazlasıyla şaşırtıcı oldu tabi benim için.Sıradan bir gün eve dönerken trenden inip merdivenlerin tepesinde bana aşkla bakan ve uzun bir süre beklemiş olan kişiyi görmemle başlar hikaye.Tanımıyorum ama içimi öyle bir ısıtıyor ki üzerime kilitlenen bakış sadece 5-6 sn sürse bile newtona karşı gelip bulutlara çıkarıyor beni.Sonra tekrar aklım bana oyunlar oynama başlar.O yakışılı içimi ısıtan güzel bakışlı insan peşimden gelir kolumdan tutar ve kendine doğru çeker.Basit romantik komedi sahnesidir bu.Ve mutlu son...Sonsuza kadar mutlu yaşarlar yalanı:)
Bir arkadaşımın hocasının açıklamasını okudum bunun üzerine.Şöyle diyor;''bir makale okumuştum... romantik komediler mi, bilim kurgular mı daha gerçek diye. elbette bilim kurguları savunuyordu. bilim kurguda atmosfer kurgusal ama karakter temsilleri gerçekle örtüşüyor diyordu. tamam adamın yüzü yeşil, uçuyor falan ama gerçek hayatta temsil ettiği kimliğe uygun davranışları... romantik komedide ise mekan gerçek, insanlar bize benziyo ama davranışların gerçek hayatta karşılığı yok:))) şimdi bu noktada sevgili kardeşimin teorisini eklemeden geçemicem. kedi de köpek de hayvandır ama ayrı türdür. kadın da erkek de insandır ama ayrı türdür. onun için köpek kardeş neden miyavlamıyo, mırıldanmayı başaramıyo diye hayıflanmanın anlamı yok. onu köpek olarak kabul edicen başka yolu yok:)) eğer günün birinde karşına bir romantik komedi erkeği çıkarsa dur ve düşün, gerçekte o bir erkek olmayabilir. kuvvetle muhtemel eşcinseldir:))) ''
O çocuk bana bakmıyordu,arkamdaki sevgilisine aşkla bakıyordu ve umarım onların hikayeside romantik komedi tarzında olur.Artık kendimden ümidi kestim başkaları için güzel dileklerde bulunur oldum:)) Şaka bir yana sevgili hocamızın açıklamasına bir yandan gülüp bir yandan da hak vermiş bulunmaktayım.EEEE beni şaşırtacak birileri hala yok mu oralarda?

2 Mart 2010 Salı

Blue foundation

Rüyada olduğumu sanıyorum bazen sana baktığım zaman.Cennette olmak istiyorum ya,hani her sabah flamenco soufi'yi orda olduğumu hayal ederek dinliyorum ya...
İşte öyle birşey oluyor senin gözlerine bakarken.Aşka dair hiçbirşey yokken özleme dair birçok şey buluyorum o derinliklerde.İzin versen dalsam,hatta boğulsam,sonra beni başka cennetler kabul etse.Ya bırak biraz daha bakayım.