20 Ekim 2010 Çarşamba

Do that thing honey!

Sevgili dengesizlik,
Neden etrafımızdakilerin çevresini bir karabasan gibi sardın? Neden bir gün önce iyi iken diğer günlerde kötü olabiliyorsun? bir dolu iltifat alırken diğer günler yerden yere vuruyorsun?
Benle ilgili değil bu yaşananlar.Dışarıdan gözlemlediklerim sadece.Dışarıdan derken de çok uzaklardan değil.Hemen yanı başındayım bu dengesizliklerin kararsızlıkların hatta ileri boyutlarında yalan dolan abuk subuklukların. 
Çok yakın arkadaşım bu dertten mustarip.Ey aşk sen nelere kadirsin? Yaptığım şey sadece kuyuya bağırmak oluyor şu anda....Bu yazının asla yankılanacağını gideceği yere ulaşacağını sanmıyorum.
Sadece pişman olmayacağınız şeyler yapın demek istiyorum.Düşünerek konuşun.Yaptıklarınız yaşattıklarınız bir gün elbette gelip dönüp sizi bulacaktır. Dönüp bulacaktır ama asla gereksiz yere suçlamalarda bulunmayın derim. Ha bide yaptıklarınızdan pişman olup sonrada Emrah edebiyatıyla karşılarına çıkıp da acıtasyon yapıp  ''ah ben böyle kötü yola düştüm, yok gelmezsen atlıcam yada bunu sen bana nasıl yaparsın'' kısımlarına girmeyin=) 
2. şans tamamen zaman kaybı oluyor değişen hiçbir şey olmuyor.Önüne bakmalı insan.Hep daha iyisini,güzelini,en mükemmelini görüyor.Güzin ablaya bağladım.
Nerede bendeki o güzelim karanlık bir o kadar da gotik senaryolar.Şu aralar doğam itibariyle milletin yaşadıklarını burada dedikodu ediyorum.İyi mi yapıyorum? yoooo yazmak için yazıyorum gibi gözükse de evrene buradan sesleniyorum.Belki internetteki kanallardan biri  de evrenin tam göbeğine açılıyor ve güzel dileklerimi duyardur da etrafımdaki insanların mutlu olduğu düzgün bir hayat sürmemi sağlar=) Anneme dönmeye başladım.Reiki,fengshui,yoga,paralel evrenlerde gidip gelme...Annem köşe yazıları yazsa bu konularda fena popüler olur da işte ikna edemiyorum ki.Kendilerinin edebiyatı benimkini döver de:)


Tavuktan zehirlenmelerin, deniz tutmalarının olmadığı günler diliyorum.Bu arada sözüm meclisten dışarı da çok da uzaklar da değil:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder