7 Mart 2010 Pazar

Somewhere over the rainbow


Uzun zamandır beni aşkla bekleyen birini görmemiştim.Başımdan geçen bu durumda fazlasıyla şaşırtıcı oldu tabi benim için.Sıradan bir gün eve dönerken trenden inip merdivenlerin tepesinde bana aşkla bakan ve uzun bir süre beklemiş olan kişiyi görmemle başlar hikaye.Tanımıyorum ama içimi öyle bir ısıtıyor ki üzerime kilitlenen bakış sadece 5-6 sn sürse bile newtona karşı gelip bulutlara çıkarıyor beni.Sonra tekrar aklım bana oyunlar oynama başlar.O yakışılı içimi ısıtan güzel bakışlı insan peşimden gelir kolumdan tutar ve kendine doğru çeker.Basit romantik komedi sahnesidir bu.Ve mutlu son...Sonsuza kadar mutlu yaşarlar yalanı:)
Bir arkadaşımın hocasının açıklamasını okudum bunun üzerine.Şöyle diyor;''bir makale okumuştum... romantik komediler mi, bilim kurgular mı daha gerçek diye. elbette bilim kurguları savunuyordu. bilim kurguda atmosfer kurgusal ama karakter temsilleri gerçekle örtüşüyor diyordu. tamam adamın yüzü yeşil, uçuyor falan ama gerçek hayatta temsil ettiği kimliğe uygun davranışları... romantik komedide ise mekan gerçek, insanlar bize benziyo ama davranışların gerçek hayatta karşılığı yok:))) şimdi bu noktada sevgili kardeşimin teorisini eklemeden geçemicem. kedi de köpek de hayvandır ama ayrı türdür. kadın da erkek de insandır ama ayrı türdür. onun için köpek kardeş neden miyavlamıyo, mırıldanmayı başaramıyo diye hayıflanmanın anlamı yok. onu köpek olarak kabul edicen başka yolu yok:)) eğer günün birinde karşına bir romantik komedi erkeği çıkarsa dur ve düşün, gerçekte o bir erkek olmayabilir. kuvvetle muhtemel eşcinseldir:))) ''
O çocuk bana bakmıyordu,arkamdaki sevgilisine aşkla bakıyordu ve umarım onların hikayeside romantik komedi tarzında olur.Artık kendimden ümidi kestim başkaları için güzel dileklerde bulunur oldum:)) Şaka bir yana sevgili hocamızın açıklamasına bir yandan gülüp bir yandan da hak vermiş bulunmaktayım.EEEE beni şaşırtacak birileri hala yok mu oralarda?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder